Tekne Turlarımız

Kısa Kekova Tekne Turu

Kekova’dan başlayıp Kaya Mezarları, Simena Kaleköy, Kekova Batık Şehir ve Tersane Koyunda yüzme molası yapıp geriye dönüş yapıyoruz. 1,5-2 Saatlik Kısa Turdur.
Tur Detayları

Yarım Günlük Kekova Tekne Turu

Kekova'dan başlayıp Kaya Mezarları, Simena Kaleköy, Kekova Batık Şehir, Tersane Koyu, Akvaryum Koyu, Kumlu İskele Koylarında yüzme molası ile son bulmaktadır. 3-3,5 Saatlik Yarım Günlük Turdur.
Tur Detayları

Tam Gün Kekova Tekne Turu

Saat 10:00’da Kekova'dan başlayıp Akvaryum Koyu, Tersane Koyu, Batık Şehir ve Gökkaya Koyuna yemek ve yüzme molasından sonra Korsan Mağarası, İkizler Koyu, Esmeralda Koyu ve Simena Kaleköydeki molamız ile son bulmaktadır.
Tur Detayları

Gruplar için Kekova Tekne Turu

Bu turumuzda tam gün turumuzda gittiğimiz tüm koylara gidip paylaşımlı herkesin kişi başı ücret ödeyerek katılabildiği turlarımızdır.
Tur Detayları

Gün Batımı Kekova Tekne Turu

Gün batımı turlarımız akşamüzeri saat 5:00’te başlayıp isteğinize göre iki saatlik veya dört saatlik olarak yapılmaktadır. Bu turlarımız size özel olmakla birlikte beraberinde teknede akşam yemeği de alabilirsiniz
Tur Detayları
ROTALARIMIZ

Tarih ve Doğanın Buluştuğu Duraklar

Üçağız Köyü

Kekova bölgesinin ana karaya bağlı en önemli yerleşim yeri olan Üçağız Köyü, korunaklı yapısıyla doğal bir liman kentidir. Antik adı *Theimussa* olan bu balıkçı köyü, modern dünyanın karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için adeta bir sığınaktır. Taş evleri, limanda sallanan balıkçı tekneleri ve Akdeniz'in sakin sularıyla köy, ziyaretçilerini huzurlu bir Ege-Akdeniz senteziyle karşılar.

Köyün etrafında yürüdüğünüzde, tarihin doğayla nasıl iç içe geçtiğine bizzat şahit olursunuz. Likya dönemine ait lahitler, evlerin hemen yanı başında veya denizin içinde öylece zamana meydan okur. Üçağız, hem Kekova’nın eşsiz koylarına açılan bir kapı hem de taze deniz ürünleri ve samimi pansiyonlarıyla bölge kültürünü en saf haliyle yaşayabileceğiniz bir merkezdir.

Akvaryum Koyu

Adından da anlaşılacağı üzere, Akvaryum Koyu adeta camdan bir havuzu andıran netliğiyle Kekova turlarının vazgeçilmez duraklarındandır. Suyun altındaki görüş mesafesi o kadar yüksektir ki, şnorkelinizi takıp daldığınızda kendinizi devasa bir akvaryumun içinde yüzüyor gibi hissedersiniz. Deniz tabanındaki taşlar, balık sürüleri ve Akdeniz’in canlı florası, yüzeyden bile çıplak gözle rahatça seçilebilir.

Koyun ortasında yer alan küçük bir yarımada uzantısı, buraya egzotik bir hava katar. Genellikle teknelerin mola verip misafirlerine yüzme keyfi yaşattığı bu koyda, turkuazın en açık tonlarından laciverte uzanan renk geçişleri büyüleyicidir. Doğanın el değmemişliğini ve suyun saflığını hissetmek için bölgedeki en ideal noktalardan biridir.

Tersane Koyu

Tersane Koyu, Kekova Adası üzerinde hem yüzülebilen hem de tarihi kalıntılara dokunulabilen nadir yerlerden biridir. Antik dönemde Likyalıların ve ardından Romalıların gemi yapım ve onarım merkezi olarak kullandığı bu koy, adını da bu tarihi işlevinden alır. Koyun hemen kıyısında ve suyun içinde, eski bir kiliseye ve gemi tezgahlarına ait olduğu düşünülen taş yapılar göze çarpar.

Burası, Kekova’nın koruma altındaki sit alanları içinde yüzme molası verilmesine izin verilen tek noktasıdır. Dolayısıyla, bir yandan Akdeniz’in serin sularında kulaç atarken, diğer yandan binlerce yıllık antik duvarların yanı başında güneşlenmenin ayrıcalığını yaşarsınız. Tarih ve deniz tatilini aynı anda sunan büyüleyici bir atmosferi vardır.

Batık Şehir

Depremler neticesinde Likya’nın önemli ticari merkezlerinin sular altında kalmasıyla oluşan Batık Şehir, Kekova’nın en gizemli ve korunması gereken bölgesidir. Kekova Adası'nın kıyısı boyunca uzanan bu su altı kalıntılarında, merdivenler, ev duvarları, dükkan kalıntıları ve eski liman yapıları suyun altından size göz kırpar. Koruma altındaki sit alanı olduğu için bu bölgede yüzmek ve demirlemek kesinlikle yasaktır.

Ziyaretçiler bu büyüleyici alanı genellikle altı cam olan teknelerle, yavaşça süzülerek seyrederler. Suyun üzerindeki ev kalıntılarının suyun altına doğru nasıl devam ettiğini izlemek, zamanın akışına ve doğanın gücüne karşı derin bir hayranlık uyandırır. Burası, Akdeniz'in sularına gömülmüş bir zaman kapsülü gibidir.

Gökkaya Koyu

Gökkaya Koyu, Kekova bölgesinin en geniş ve rüzgara karşı en korunaklı koylarından biridir. Çevresindeki irili ufaklı adacıklar sayesinde dalgasız, havuz gibi bir denize sahiptir. Mavi yolculuk teknelerinin ve yatların geceyi geçirmek için en çok tercih ettiği limanlardan biri olan koy, huzurlu ve sakin yapısıyla bilinir.

Koyun bir diğer özelliği ise dipteki su kaynakları nedeniyle suyun yer yer serin ve ferahlatıcı olmasıdır. Çevresi çam ve zeytin ağaçlarıyla bezeli yeşil tepelerle çevrili olan Gökkaya, doğa yürüyüşü yapmak ve adacıklar arasında kano ile keşfe çıkmak isteyen macera severler için de harika fırsatlar sunar.

Korsan Mağarası

Gökkaya Koyu’nun hemen yakınında yer alan Korsan Mağarası, devasa girişi ve içeriye doğru uzanan gizemli karanlığıyla dikkat çeker. Antik dönemlerde ve sonrasında Akdeniz’de cirit atan korsanların, ganimetlerini saklamak ve küçük tekneleriyle pusuya yatmak için bu mağarayı kullandıkları rivayet edilir. Mağaranın tavan yüksekliği ve derinliği, denizden bakıldığında oldukça etkileyici bir jeolojik oluşum sunar.

Teknelerin genellikle içine kadar hafifçe yanaştığı bu noktada, suyun rengi ışık oyunlarıyla birlikte koyu bir laciverte ve parlak bir maviye dönüşür. Mağara içerisine sızan güneş ışınlarının suyun dibini aydınlatması, buraya mistik bir hava katar. Fotoğraf tutkunları için kaçırılmaması gereken bir duraktır.

İkizler Koyu

Adını birbirine çok yakın duran iki küçük koyun simetrik yapısından alan İkizler Koyu, bölgenin daha az bilinen ama gizli kalmış bir mücevheridir. Genellikle kalabalıktan kaçmak isteyen gezginlerin ve özel yatların tercih ettiği bu koy, sakinliği ve bakir doğası ile ön plana çıkar. Çevresi makilikler ve kayalıklarla çevrili olan koyda, doğanın sessizliğini sadece dalga sesleri bozar.

Denizi sakin, berrak ve son derece temizdir. İkizler Koyu, Kekova’nın popüler noktalarındaki hareketlilikten sonra ruhunu dinlendirmek ve Akdeniz'in bakir kalmış köşelerinden birinde doğayla baş başa kalmak isteyenler için biçilmiş kaftandır.

Esmeralda Koyu

Esmeralda Koyu, adını suyunun büyüleyici zümrüt yeşili ve turkuaz tonlarından alır. Koyun etrafını saran dik kayalıklar ve yeşil bitki örtüsü, suya yansıyarak buraya benzersiz bir renk kartelası kazandırır. Kekova turlarında öğle yemeği veya çay molası için sıkça tercih edilen duraklardan biridir.

Denizin tabanındaki kum ve çakıl yapısı, suyun rengini daha da parlak gösterir. Esmeralda’da yüzmek, kendinizi tropikal bir adada hissettirecek kadar özel bir deneyimdir. Dinginliği ve göz alıcı renkleriyle hafızalarda yer eden büyüleyici bir kaçış noktasıdır.

Simena Kaleköy

Karayolu ulaşımı olmadığı için sadece denizden ulaşılabilen Simena Kaleköy, Türkiye’nin en ikonik manzaralarından birine ev sahipliği yapar. Tarihi bir Likya yerleşimi üzerine kurulu olan köy, dik bir yamaca dizilmiş taş evleri, begonvilleri ve köyün zirvesinde yer alan Orta Çağ kalesiyle zamana meydan okur. Kaleye doğru tırmanan dar, taş patikalarda köylü kadınların el emeği ürünleri ve meşhur ev yapımı keçi sütlü dondurmaları sizi karşılar.

Köyün en büyüleyici kısmı ise zirvedeki kaledir. Kaleye çıktığınızda, Kekova’nın tüm koyları, adaları ve denizin içindeki lahitler ayaklarınızın altına serilir. Tarihin, Akdeniz’in maviliğiyle bu kadar estetik bir şekilde harmanlandığı dünyada çok az yer vardır.

Kaya Mezarları

Demre ve Kekova bölgesinin simgelerinden olan Kaya Mezarları (ve deniz içindeki Likya Lahitleri), antik Likya medeniyetinin ölümden sonraki yaşama duyduğu saygının en somut göstergeleridir. Özellikle Simena açıklıklarında ve Üçağız kıyılarında, suyun yükselmesiyle birlikte denizin ortasında tek başına kalmış lahitler, bölgenin en çok fotoğraflanan ögeleridir.

Kayalara oyulmuş ev tipi mezarlar ve ters dönmüş tekne kapağını andıran lahit kapakları, Likyalıların denizci bir kavim olduğuna işaret eder. Bu mezarların yanından tekneyle geçerken ya da etrafında yüzerken, yüzyıllar öncesinin mimari dehasına ve estetik anlayışına hayran kalmamak elde değildir.

Hamidiye Koyu

Hamidiye Koyu, sadece doğal güzelliğiyle değil, yakın tarihimize ait hüzünlü ve gururlu bir hikayeyle de önem taşır. Balkan Savaşları sırasında Osmanlı’nın efsanevi savaş gemisi Hamidiye Kruvazörü, Rauf Orbay komutasında Akdeniz’deki görevleri sırasında düşman gemilerinden gizlenmek için bu koya sığınmıştır. Koyun korunaklı yapısı ve yüksek kayalıkları, devasa bir savaş gemisini günlerce saklamayı başarmıştır.

Koyun yamacında, o günlerin anısına boyanmış dev bir Türk bayrağı yer alır. Tarihi misyonunun yanı sıra, çam ağaçlarının denize kadar indiği, rüzgarsız ve akıntısız sularıyla bugün denizcilerin en sevdiği, huzurlu mola noktalarından biridir.

Mediterranean Lunch
Gastronomi

Teknede Lezzet Şöleni

Deniz kokusuna eşlik eden, tamamen taze ve yerel malzemelerle hazırlanan eşsiz bir menü.

Taze Deniz Ürünleri
Günlük tutulan çupra, levrek ve kalamar tavada veya ızgarada servis edilir.

Organik Mezeler
Yöresel zeytinyağlılar, humuslar ve taptaze Akdeniz salataları.

Tropikal Meyveler
Öğle yemeği sonrası serinletici, özenle seçilmiş mevsim meyveleri tabağı.

up instagram location whatsapp whatsapp